Bu tanıya genellikle iki yoldan biriyle varılır. Ya ağız kokusu o kadar uzun süredir vardır ki artık normal sayılmaya başlanmıştır, ya da bir sabah gözün altında sert bir şişlik belirir ve böcek ısırığına benzetilir. Sonrasında kimsenin beklemediği kısım gelir: röntgen, genel anestezi ve dişin çekilmesi gerektiğine dair bir konuşma. Rahatlatıcı tarafı şu: bu, veteriner hekimlikte sonucu en net alınan sorunlardan biridir. Köpekler diş cerrahisinden çabuk toparlanır, işlemden sonra rahat yer ve sahipler çoğu zaman "sanki yaşı küçülmüş gibi" dedikleri bir köpekle eve döner.
Diş kökü apsesi aslında nedir
Diş içi dolu bir blok değildir. İçinde pulpa denen, sinir ve damarlardan oluşan canlı bir çekirdek bulunur. Bakteriler bu çekirdeğe ulaştığında pulpa ölür ve enfeksiyon kök ucundan çene kemiğine doğru yayılır. Kök ucunda oluşan bu enfeksiyon cebine apse denir.
Bakterilerin oraya ulaşmasının iki temel yolu vardır. Birincisi kırık: köpek kemik, boynuz, taş ya da sert naylon oyuncak kırarken dişini çatlatır ve pulpa doğrudan açığa çıkar. Üst çenenin arkasındaki büyük kesici diş, yani dördüncü premolar, en çok kuvvet aldığı için klasik kurbandır. İkinci yol periodontal hastalıktır: plak sertleşip diş taşına dönüşür, diş etini iltihaplandırır ve kökü yerinde tutan bağ ile kemiği yavaşça eritir; enfeksiyon da bu boşluktan aşağı iner.
Bu ikisi çoğu zaman birlikte bulunur ve şişlik ortaya çıktığında süreç genellikle aylardır devam ediyordur.
Hastalık neden diş etinin üstünden görünmez
Anlaşılması en faydalı nokta budur, çünkü geri kalan her şeyi açıklar.
Bir köpeğin dişinin yaklaşık üçte ikisi gömülüdür: kök, kökü asılı tutan bağ ve çevresindeki kemik yuva. Uyanık bir ağızda sizin de veteriner hekiminizin de görebildiği kısım yalnızca taçtır, yani görünen uç. Periodontal hastalık ve kök apsesi ise gömülü kısmın hastalıklarıdır. Bir taç bembeyaz görünürken altındaki kemik erimiş olabilir; buna karşılık lekeli ve bakımsız görünen bir diş sapasağlam oturuyor olabilir.
Görünmezliğin ikinci katmanı da var. Gözle gördüğünüz diş taşı yalnızca plağın nerede biriktiğini söyler, ne kadar destek kaybedildiğini söylemez. Sonda ile cep derinliği ölçmek yardımcı olur ama sonda kemiğin içini göremez. Görüntüleme tam olarak burada devreye girer.
Sahiplerin fark ettiği belirtiler
Neredeyse hiç kimse köpeğini "dişi ölmüş olabilir" diye getirmez. Başka bir sebeple gelinir.
- Nefesin köpek kokusundan çıkıp keskin ve rahatsız edici bir hâl alması; genellikle mamaya ya da ırka bağlanır
- Tek gözün altında sert bir şişlik, bazen patlayıp yanağa az miktarda irin akıtır. Apseleşmiş üst dördüncü premoların klasik bulgusudur ve sıklıkla böcek ısırığı, yara ya da deri kitlesi sanılır
- Yalnızca tek taraftan çiğneme, mamayı ağzından düşürme ya da alıp tekrar bırakma
- Yüzünü patiyle ovalama, burnunu koltuğa sürtme, başının bir tarafına dokunulmasından kaçınma
- Aniden yumuşak mamayı tercih etme, daha yavaş ve isteksiz yeme
- Salya akması, bazen içinde hafif kan olması, eskiden sevdiği oyuncaklarla oynamak istememesi
- Daha sessiz ve durgun bir köpek; sahipler bunu sonradan "sadece yaşlanıyor sanmıştık" diye anlatır
Son maddenin altını çizmek gerekir. Köpekler diş ağrısını göstermekte son derece kötüdür. Yemeye devam ederler, çünkü içgüdüleri onlara yememe seçeneğini sunmaz. Değişiklik iştahtan çok ruh hâlinde ve enerjide olur; yaşlanmaya bağlanmasının nedeni de tam olarak budur.
Tam ağız diş röntgeni planı neden değiştirir
Diş röntgeni, daha önce gördüğünüz akciğer ya da karın filmleriyle aynı şey değildir. Küçük sensörler veya plaklar ağzın içine, dişlerin arkasına yerleştirilir ve çenenin her bölgesi ayrı ayrı görüntülenir; tam ağız serisinin on ile on dört ayrı poz gerektirmesinin nedeni budur.
Bu görüntülerin ortaya çıkardıkları tedavi kararını sürekli değiştirir:
- Kök çevresindeki kemik kaybı: muayenede görülmez, dişin kurtarılıp kurtarılamayacağını belirleyen asıl bulgudur
- Kök ucundaki koyu halka: apsenin radyolojik imzasıdır, pulpanın öldüğünü doğrular
- Kök kırıkları ve rezorpsiyon: vücudun kökü kendi eritmesi, sık görülen ve ağrılı bir bulgudur
- Geride kalmış kök parçaları: eski bir çekimden ya da yıllar önce diş eti hizasından kırılmış bir dişten kalan artıklar
- Sürmemiş dişler: kemiğin içinde kalıp sessizce çeneyi oyan kist oluşturabilirler
- Enfeksiyona hiç uymayan kemik değişiklikleri: bu durumda inceleme diş sorunundan çıkıp çene kitlesine yönelebilir. Bu görünümü köpeklerde kemik tümörü ve osteosarkom yazımızda ayrıntılı anlattık
Veteriner diş hekimliği çalışmaları, klinik olarak önemli bulguların kayda değer bir bölümünün röntgen olmadan gözden kaçacağını defalarca göstermiştir; hem sağlam görünüp çekilmesi gereken dişler hem de çekim planlanmışken kemiği sağlam çıktığı için yerinde bırakılan dişler bu kapsamdadır. Diş röntgeni, tedavi planının tahmin olmaktan çıktığı noktadır.
Bunların hepsi neden anestezi altında yapılıyor
Sahiplerin çoğu burada tereddüt eder ve bu tereddüt makuldür. Cevap dramatik değil, tamamen pratiktir. Diş sensörünün ağız içinde, görüntülenen dişe belirli bir açıyla hareketsiz durması gerekir. Ceplerin milimetre milimetre ölçülmesi gerekir. Diş taşının klinik olarak asıl önemli olan kısmı, yani diş eti altındaki bölüm temizlenmelidir ve bunların hiçbiri uyanık bir hayvanda mümkün değildir.
Anestezi ayrıca hava yolunun tüple korunmasını sağlar, böylece temizlik sırasındaki su ve bakteri akciğere kaçmaz; bölgesel sinir blokları dâhil düzgün ağrı kontrolü de ancak bu şekilde uygulanır. "Anestezisiz diş temizliği" olarak sunulan uygulama yalnızca görünen tacı parlatır, hastalığa hiç dokunmaz ve bir şey yapılmış izlenimi bırakır.
İşlem gününden önce anestezi öncesi değerlendirme yapılır: muayene, kan tahlili ve mevcut hastalıkların gözden geçirilmesi. Bu, yaşın kendisinden çok daha belirleyicidir ve yaşlı bir hayvanda kronik böbrek yetmezliği gibi bir durumu yöneten sahipler için tanıdık bir adımdır.
Tedavi nasıl ilerler
Çekim en sık verilen yanıttır ve pulpası ölmüş, kemik desteğini yitirmiş bir diş için kesin çözümdür. Çok köklü dişler genellikle önce parçalara ayrılır, böylece her kök temiz şekilde çıkarılabilir; diş eti eriyen dikişlerle kapatılır.
Kanal tedavisi ölü pulpanın temizlenip kapatılmasıyla dişi yerinde bırakır. Çevre kemiği hâlâ sağlam olan köpeklerde, özellikle büyük köpek dişleri (kanin) ya da üst dördüncü premolar gibi işlevi önemli dişler için gerçek bir seçenektir. Veteriner diş hekimleri tarafından uygulanır ve radyolojik takip gerektirir.
Tek başına antibiyotik tedavi değildir. Yüzdeki şişliği etkileyici biçimde geriletir, sorunun çözüldüğü izlenimi de bu yüzden doğar; ancak dişin içindeki ölü dokuya ulaşamaz. Enfeksiyon genellikle kür bittikten birkaç hafta sonra geri döner.
İyileşme çoğu sahibin beklediğinden hızlıdır. Bir iki hafta yumuşak mama, diş eti iyileşene kadar sert çiğneme oyuncağı ve çekiştirme oyunu yok, ağrı kesicilerin tarif edildiği gibi kullanılması ve bölgelerin kapandığını doğrulamak için kontrol muayenesi.
Bir dahakini önlemek
Plağı güvenilir biçimde yavaşlatan tek yöntem, evcil hayvanlara özel macunla günlük diş fırçalamadır; haftada birkaç gün bile hiç yapmamaktan anlamlı ölçüde iyidir. Diş sağlığı mamaları, onaylı çiğneme ürünleri ve su katkıları destekleyicidir ama fırçalamanın yerini tutmaz.
Sahipleri en çok şaşırtan önleme maddesi ise nelerden kaçınılacağıdır: kemik, boynuz, tırnak, buz küpü ve sert naylon oyuncaklar, bütün süreci başlatan diş kırıklarının en sık nedenidir. Pratik bir ölçüt şudur: tırnağınızla üzerinde iz bırakamıyorsanız, o ürün diş kıracak kadar serttir.
İkinci bir değerlendirme neden işe yarar
Diş röntgenleri teknik olarak zorlu görüntülerdir. Işının köke geliş açısı, çevresindeki kemiğin nasıl göründüğünü değiştirir; bir pozda apseyi düşündüren gölge diğerinde bambaşka görünebilir. Erken kemik kaybını normal anatomiden, enfekte bir kök ucunu daha ciddi bir kemik paterninden ayırmak bu özel pozlarla deneyim ister. DocOrbit, köpeğinizin diş röntgenlerinin bağımsız bir uzman tarafından değerlendirilmesini ve kendi veteriner hekiminize götürebileceğiniz yazılı bir rapor hazırlanmasını sağlayabilir; özellikle birden fazla diş sınırda olduğunda ya da işlevi önemli bir dişin kaybı gündeme geldiğinde faydalı olur. Aynı mantık, görüntülemenin geri dönüşü olmayan bir kararı yönlendirdiği her durum için geçerlidir; köpeklerde Cushing hastalığı yazımızda bunu ayrıca ele aldık.
Köpekte diş kökü apsesi çekim yapılmadan geçer mi?
Antibiyotik şişliği ve ağrıyı genellikle birkaç gün içinde belirgin şekilde azaltır; sorunun çözüldüğü izlenimi de buradan doğar. Ancak ilaç dişin içindeki ölü dokuya ulaşamaz, bu yüzden kür bitince enfeksiyon geri gelir. Kalıcı çözüm ya dişin çekilmesi ya da kanal tedavisiyle dişin içinin temizlenip kapatılmasıdır. İkisi arasındaki tercih dişin hangi diş olduğuna, çevresinde ne kadar kemik kaldığına ve o dişin işlevine göre değişir.
Dişi sağlam görünen köpeğe neden röntgen çekiliyor?
Bir dişin yaklaşık üçte ikisi diş etinin altında kalır ve periodontal hastalık ile kök apsesi tam olarak orada gelişir. Tacı bembeyaz görünen bir diş, çevresindeki kemik erimiş bir kökün üzerinde duruyor olabilir. Rutin diş işlemi yapılan köpeklerde yürütülen çalışmalar, muayenede normal görünen dişlerde röntgende önemli bulgular saptandığını, çekim planlanan bazı dişlerin ise görüntülemeden sonra yerinde bırakıldığını tekrar tekrar göstermiştir. Röntgen, tahmini plana dönüştüren adımdır.
Yaşlı köpekte diş anestezisi riskli mi?
Yaş tek başına bir hastalık değildir ve güncel veteriner anestezi protokolleri hastanın yaşına değil genel durumuna göre ayarlanır. Belirleyici olan anestezi öncesi değerlendirmedir: kan tahlili, kalp ve akciğer muayenesi, tansiyon ve köpeğin kullandığı ilaçlar. Yaşlı köpekler her gün güvenle bu işlem için anesteziye alınıyor. Ayrıca ağrılı ve enfekte bir dişi ağızda bırakmanın da kendine ait bir bedeli olduğunu unutmamak gerekir.
Dişleri çekilen köpek normal yemek yiyebilir mi?
Evet, çoğu zaman öncesinden daha iyi yer. Köpekler mamayı insanlar gibi çiğnemez ve eksik dişlere şaşırtıcı derecede iyi uyum sağlar; çok az dişi kalan köpekler bile rahatça beslenir. Sahiplerin büyük bölümü ağrı kaynağı ortadan kalktıktan sonra iştahın ve mama saatlerine ilginin arttığını söyler. İlk bir iki hafta diş eti iyileşene kadar yumuşak mama önerilir.
Köpekte ağız kokusu diş hastalığının belirtisi midir?
Çoğu zaman evet. Sağlıklı bir köpeğin nefesi hoş kokmaz ama nötrdür; sahiplerin tarif ettiği keskin, çürük kokusu genellikle diş eti altındaki bakterilerden gelir. Ağız kokusu periodontal hastalığın en erken ve en güvenilir işaretlerinden biridir. Irka ya da yaşa bağlayıp normal kabul etmek yerine rutin kontrolde mutlaka söylemekte fayda var.
Öne çıkanlar
- Diş kökü apsesi, kök ucundaki enfeksiyondur; genellikle kırık bir dişin ya da ilerlemiş periodontal hastalığın sonucudur
- Göz altındaki sert şişlik klasik bulgudur ve sıklıkla böcek ısırığı veya yara sanılır
- Her dişin üçte ikisi diş etinin altındadır, bu yüzden hastalık röntgensiz görünmez
- Tam ağız diş röntgeni, hangi dişin çekileceğini ve hangisinin kalacağını düzenli olarak değiştirir
- Antibiyotik şişliği geriletir ama iyileştirmez; çekim ya da kanal tedavisi iyileştirir
- Köpekler çekimden sonra rahat yer ve sahiplerin çoğu birkaç hafta içinde daha canlı, daha rahat bir hayvan fark eder
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner hekimlik tavsiyesi niteliği taşımaz. Hayvanınızın görüntüleme sonuçlarını ve sonraki adımları her zaman yetkin bir veteriner hekimle görüşün.
